AB'nin Döngüsel Ekonomi Yasası Modayı Değiştiriyor

Avrupa Birliği'nin hazırladığı Döngüsel Ekonomi Yasası (Circular Economy Act), moda ve tekstil endüstrisinin önümüzdeki on yılını şekillendirecek düzenlemelerin başında geliyor. Avrupa Komisyonu'nun yasayı resmen sunması önce 11 Kasım olarak planlanmışken takvim 18 Kasım'a kaydırıldı; bu küçük gecikme bile Brüksel'de kapsam üzerine ne denli yoğun bir müzakerenin sürdüğünü gösteriyor. FashionUnited'ın haberine göre yasa, geri dönüştürülmüş hammaddeler için tek bir Avrupa pazarı kurmayı, üye devletler arasında geri kazanılabilir atığın serbest dolaşımını kolaylaştırmayı, geri dönüştürülmüş malzemeye olan talebi özellikle endüstriyel süreçlerde canlandırmayı ve döngüsel iş modellerinin önündeki düzenleyici engelleri kaldırmayı hedefliyor.

Yasa Tekstil Sektörü İçin Tam Olarak Ne Öngörüyor?

Metnin nihai hali henüz kamuoyuyla paylaşılmadı, ancak FashionUnited'ın aktardığı taslak çerçeve, tekstili "öncelikli sektör" olarak işaretliyor. Beklenti, yasanın tekstil geri dönüşümünün endüstriyelleşmesini hızlandırması, geri dönüştürülmüş elyaf kullanımını teşvik etmesi ve toplama, ayrıştırma, onarım ile yeniden kullanım halkalarının kârlılığını artırması yönünde. Yasanın ayrıca Üretici Sorumluluğu (EPR) kurallarını ve elyaf geri dönüşüm standartlarını üye devletler arasında uyumlu hale getirmesi de olası görülüyor; bugüne kadar bu alandaki farklı ulusal uygulamalar, sınır ötesi geri dönüşüm zincirlerinin önündeki en büyük engellerden biri olarak gösteriliyordu.

Tekstil geri dönüşüm tesisinde işçiler kumaş atıklarını ayırıyor

Mevcut düzenlemelerle ilişki

Döngüsel Ekonomi Yasası sıfırdan yazılmıyor; Atık Çerçeve Direktifi'nin revizyonu ve Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Tüzüğü (ESPR) gibi hâlihazırda yürürlükte olan iki çerçeveyle birlikte işleyecek. ESPR kapsamındaki satılmayan giysi ve ayakkabıların imhasını yasaklayan kural, 2026 Temmuz'da fiilen uygulamaya girmiş durumda; yani markalar stok fazlasını yakmak veya çöpe göndermek yerine onarım, bağış, yeniden satış veya geri dönüşüm kanallarına yönlendirmek zorunda. Fransa'da ise bu yönde bir uygulama çok daha önce, 2022 başında AGEC yasasıyla başlamıştı. Döngüsel Ekonomi Yasası'nın asıl iddiası, bu parça parça ilerleyen kuralları tek bir çerçevede birleştirip, geri dönüştürülmüş malzeme için gerçek bir pazar yaratmak. Markalar için bu, tek bir uyum takvimi yerine birbirini tamamlayan ama aynı zamanda birbirine eklenen bir mevzuat yığını anlamına geliyor — ve bu da perakende tarafında şimdiden endişeyle takip ediliyor.

Brüksel'e 100'e Yakın Görüş: Sektör Sessiz Kalmadı

Modaes'in haberine göre, Avrupa Komisyonu'nun yasa öncesi açtığı kamuoyu görüşü sürecine toplam 950'den fazla katkı ulaştı; bunların yaklaşık yüzü doğrudan moda ve tekstil sektöründen geldi. Bu oran, konunun markalar, perakendeciler ve geri dönüşüm şirketleri için ne denli öncelikli görüldüğünü ortaya koyuyor. Modaes'e göre katkı gönderenler arasında şu isimler yer alıyor:

  • Fédération de la Haute Couture et de la Mode (Fhcm): Fransız moda ve couture federasyonu, sektörün doğrudan temsilcisi olarak görüş bildirdi.
  • Avrupa Geri Dönüşüm Endüstrileri Konfederasyonu (Euric): Tekstilin geri dönüşüm zincirindeki ağırlığına dikkat çekti.
  • Tekstil ve Moda Gözlemevi: Yasayı, "Avrupa Birliği'nin tekstil atığı yönetiminde ve bakir hammaddelerin ikincil hammaddelerle ikame edilmesinde direncini, rekabet gücünü ve sanayi tabanını güçlendirmesi için stratejik bir fırsat" olarak tanımladı.
  • Policy Hub: Avrupa Komisyonu'na "tekstili düzenlemede öncelik haline getirme" çağrısında bulundu.
  • Decathlon, Primark ve Recover: Perakende ve geri dönüşüm tarafından doğrudan katkı sunan şirketler arasında sayılıyor.
Brüksel'de Avrupa Birliği binası

Rekabetçilik ve Temiz Sanayi Gündemiyle Bağlantı

Modaes'in haberine göre Döngüsel Ekonomi Yasası, Komisyon'un daha geniş "Rekabetçilik Pusulası" ve "Temiz Sanayi Anlaşması" gündemiyle de doğrudan ilişkilendiriliyor; bu iki belge, 2030'a kadar AB'nin döngüsellik oranını ikiye katlama hedefini içeriyor. Tekstil, bu hedefte ayrı bir ağırlık taşıyor: sektör temsilcileri, geri dönüştürülmüş elyaf için istikrarlı bir arz-talep dengesi kurulmadan, markaların sürdürülebilirlik taahhütlerinin kâğıt üzerinde kalacağını vurguluyor.

Markalar İçin Sonuç Ne Olacak?

Kısa vadede değişen bir şey yok; yasa henüz resmi olarak sunulmadı ve 18 Kasım'daki açıklamanın ardından da Avrupa Parlamentosu ile Konsey'in onay sürecinden geçmesi gerekecek. Ancak orta vadede tablo daha belirgin: geri dönüştürülmüş elyaf tedarikini şimdiden güvence altına alan markalar — tıpkı sektördeki büyük oyuncuların son dönemde imzaladığı çok yıllı tedarik anlaşmalarında görüldüğü gibi — yasa yürürlüğe girdiğinde hem maliyet hem de uyum açısından avantajlı konumda olacak. Düzenlemenin nihai metni netleşene kadar, bu dosyanın moda ve tekstil sektörü için Brüksel gündemindeki en çok takip edilen başlıklardan biri olmaya devam etmesi bekleniyor.

RELATED ARTICLES

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *