New York ve Paris moda haftalarının SS27 koleksiyonları podyumda birbirinden çok farklı silüetler sunarken, iki kıtanın backstage ekipleri makyaj ve saç masalarında şaşırtıcı bir ortak dile ulaştı. Who What Wear'ın New York Moda Haftası'ndan derlediği gözlemler ile Coveteur'ün Paris'ten aktardığı backstage notları yan yana konduğunda, sezonun güzellik kodunun tesadüfi değil, zeitgeist'a dayalı bir yön değişimi olduğu görülüyor: mat ve "temiz" görünümden uzaklaşıp mora ve pırıltıya yaslanan bir estetik.
Mor, Sezonun Yeni Nötr Tonu
Who What Wear'ın haberine göre New York'ta "Purple Haze" olarak adlandırılan eğilim, bu sezonun en çok tekrar eden göz makyajı hareketiydi. Anna Sui'de Pat McGrath Labs imzalı parlak lila ve altın tonlu göz kapakları öne çıkarken, Prabal Gurung'da alın ve burun köprüsüne uygulanan ince mor vurgular, kaldırılmış kirpiklerle tamamlandı. Sandy Liang'da ise makyaj sanatçısı Emi Kaneko, göz altlarına soğuk mavi-mor bir ton ve ışıltılı bir highlight uyguladı; cilt hazırlığını da Sofie Pavitt üstlendi.
Aynı renk dili, Coveteur'ün Paris raporuna göre Atlantik'in diğer tarafında da karşılığını buldu. Akris'te makyaj sanatçısı Diane Kendal, açık mor göz farını nötr paletlerle eşleştirirken, Casablanca bu tonu farklı renklerdeki kıyafetlerle birlikte kullandı. Valentino'da Yadim Carranza'nın kırışık dokulu mavi göz farı ve Elie Saab'da Tom Pecheux'nün uyguladığı parlak mavi ton, mor ailesinin soğuk kuzeni olarak sezona eşlik etti. İki şehirde birbirinden bağımsız çalışan ekiplerin aynı renk ailesine ulaşması, bu eğilimin mevsimlik bir kapristen çok, bir sonraki alışveriş döngüsünde karşımıza sıkça çıkacak bir sinyal olduğunu gösteriyor.
Sitemizde En Çok Tercih Edilenler
Podyumda Mor Notasını Taşıyan İsimler
- Anna Sui – şimmer lila ve altın göz kapağı (Pat McGrath Labs)
- Prabal Gurung – alın ve burun köprüsünde mor vurgu
- Sandy Liang – mauve göz altı ve glow (Emi Kaneko)
- Akris – açık mor göz farı, nötr palet (Diane Kendal)
- Casablanca – mor tonu renkli kıyafetlerle kontrast
Metalik ve Pırıltılı Dokunuşlar: Yeni Nesil "Glam"
Sezonun ikinci büyük sinyali, ışıltıya dönüş. Who What Wear'a göre Diane von Furstenberg'de göz kapaklarına şeffaf balsam katmanları uygulanarak elde edilen "Glazed Eyes" etkisi, Estée Lauder'ın Poolside paletiyle cesur bir teal tonunda hayata geçirildi. Ulla Johnson'da ise makyaj sanatçısı Romy Soleimani, göz kapaklarına şeffaf pembe bir gloss sürerek şampanya rengi bir parlaklık yarattı. Bu "ıslak" bitiş, mat ve kadifemsi dokuların uzun süre hükmettiği bir dönemden sonra belirgin bir kırılma noktası.
Paris'te bu pırıltı dili dudaklara taşındı. Coveteur'ün aktardığına göre Cecilie Bahnsen'de makyaj sanatçısı Mel Arter, dudaklara ve yüzün çevresine küçük, yuvarlak pullar serpiştirerek "savruk ama şiirsel" bir etki aradı; Vaquera'da ise Daniel Sallstrom daha küçük ve daha sık pullarla kristal kaplı bir dudak görünümü tercih etti. İki şehirde de ortak nokta aynı: ışık artık ciltten değil, yüzeyden geliyor ve bu, önümüzdeki sezon vitrinlerde glitter göz farı ile pullu dudak parlatıcılarının daha sık görülmesi anlamına gelebilir.
Saçta Zıt Akımlar: Y2K Nostaljisi ile Cilalı Minimalizm Yan Yana
Saç trendleri cephesinde ise sezon, tek bir yöne değil iki zıt kutba işaret ediyor. Who What Wear'ın notlarına göre Christian Siriano, Anna Sui ve Christian Cowan'da görülen kıvrımlı, Y2K esintili "crimped" doku, sezonun nostaljik kanadını temsil ediyor. Christian Cowan'ın baş stilisti Justine Marjan, bu tekniği "aynı anda hem nostaljik hem asi" bir hareket olarak tanımlıyor. Aynı kategori içinde Kallmeyer ve Dauphinette'te görülen Fransız rulo topuzlar ile Diotima'nın düşük ve yan merkezli düğümü, kusuru bilinçli bir estetik unsuruna dönüştürüyor.
Paris ise bunun tam zıttı bir dili tercih etti. Coveteur'e göre Victoria Beckham'da baş stilist Anthony Turner, Schwarzkopf Professional ürünleriyle keskin ve cam gibi parlak bir ponytail yarattı; Mugler da saçları geriye toplayıp sade bir siluet tercih etti. Bu iki akımın aynı sezonda yan yana var olması, 2027 ilkbahar-yaz sezonunun güzellik anlayışının artık tek bir "doğru" stile indirgenemeyeceğini; dokulu nostaljiyle cilalı minimalizmin aynı vitrinde rahatça bir arada durabileceğini gösteriyor.
Tüketici İçin Ne Anlama Geliyor?
Podyumdan mağaza rafına geçiş genellikle birkaç ay sürer, ancak bu sezonun sinyalleri şimdiden netleşmiş durumda. Mor ve leylak tonlu göz farları, kozmetik markalarının ilkbahar paletlerinde öne çıkacak gibi görünüyor; ışıltılı göz kapağı balsamları ve pullu dudak ürünleri ise özellikle gece makyajı kategorisinde kendine yer bulabilir. Saç tarafında ise tek bir ürün satın almak yerine, duruma göre doku (crimping spreyi) veya parlaklık (saten serum, cila sprey) seçebilecek esnek bir rutin kurmak, iki akımın da getirdiği özgürlükten yararlanmanın en pratik yolu olacaktır.
Sonuç olarak, New York ve Paris'in birbirinden bağımsız çalışan backstage ekiplerinin aynı sezonda mora ve pırıltıya yönelmesi, bunun geçici bir podyum detayından ibaret olmadığını gösteriyor. SS27'nin güzellik mirası, cildin kendisinden çok yüzeyin ışığıyla ve nötr paletin sınırlarını zorlayan bir renk seçimiyle yazılıyor; bu da sezonun en kalıcı izinin makyaj çantalarında bırakılacağına işaret ediyor.





